HADİS…

10801578_999296133419279_771250991843775102_n

Hazreti Ebu Hureyre (radıyallahü anh),

Fahr-i âlem (aleyhissalatü vesselam) Efendimiz’in

şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

“Üç kimse vardır ki kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları temizlemez ve onlara rahmet nazarıyla bakmaz. Ayrıca onlara elem verici azap da vardır. Bunlar; zina eden ihtiyar, yalan söyleyen devlet başkanı ve kibirli fakirdir.”

(Sahih-i Müslim)

hani paraları polisler koymuştu !

10955759_1409171429381682_4871872662238869388_n17 ARALIKTA EVLERDE VE İŞ YERLERİNDE ÇIKAN KASALAR VE PARALAR POLİS KOYDU DENDİ…Genel Müdürün Evinde ki para bağıştı İmam hatip okulu yapılacaktı vs vs…DENDİ.. BU DOĞRUYSA O PARALARI NEDEN SAHİPLERİNE GERİ VERİLDİ BU “BİR”…..BASKIN YAPILDIĞINDA HER KES EVİNDEYDİ…POLİS ORALARA O PARALARI, KASALARI VE PARA SAYMA MAKİNALARINI KOYMUŞSA BU ÇOCUKLAR ÖNCEDEN HİÇ GÖRMEDİLER Mİ..? GÖRDÜLERSE NEDEN ÖNCEDEN BİR ALO KADAR YAKIN OLAN EMNİYET YADA BAKAN BABALARINA HABER VERMEDİLER..? BU “İKİ”….KASAYI PARA SAYMA MAKİNASINI POLİS YANLARINDA GETİRDİLER DİYELİM ..ÇOCUKLAR EVDE DEĞİLLER MİYDİ..!EVDE İDİLER PEKİ HİÇ BİR ŞEY GÖRMEDİLER Mİ..? BU MÜMKÜN MÜ..? AMA BU KONUDA HİÇ BİR İFADE YOK… BU “ÜÇ”…YİNE DİYELİM Kİ, ÇIKAN MİLYON DOLARLARI POLİS KOYDU..! POLİS O KADAR PARAYI HANGİ BANKADAN ALABİLİR..? ALMIŞSA BELGESİ ÇIKMAZ MIYDI…? ÇIKARDI…!YOK ÖYLE BİR DURUM…OPERASYON YAPILMASI İÇİN ;İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Mİ O KADAR PARAYI POLİSLERE VERDİ , YADA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ MÜ VERDİ ? O DA YOK…ÖYLEYSE..POLİS PARA MARA KOYMAMIŞ HİÇ BİR YERE..ÖYLE OLSAYDI PARAYI rezaya ,barışa şuna buna vermezlerdi…DİREK EMNİYETE YADA MALİYEYE VERİRLERDİ….ZATEN..NOT: BANKA MÜDÜRÜNÜN PARASINA VALİLİK EL KOYDU GALİBA ÇÜNKÜ MÜDÜR O PARAYA SAHİPLENMEDİ İMAM HATİP YAPILMASI İÇİN BENDE TOPLANDI DEDİ..HATTA RTE BİLE ÖYLE DEMİŞTİ YANILMIYORSAM..

Dünya adil yönetimi, Peygamberimiz’le tanıdı!

Dünya adil yönetimi, Peygamberimiz’le tanıdı!

İslam’ın doğduğu devrelerde dünyadaki iki büyük devletin halkına karşı uyguladığı yönetim anlayışı korkunçtu. İslam gelince bu yönetim anlayışına karşı halka hesap veren bir adil yönetim örneği verdi

Nitekim o günkü dünyanın iki büyük devletinden biri olan İran’ın ateşperest hükümdarı, koyduğu vergileri anlatmak için halkı topladığı meydanda konuşurken, fakirin birinin feryadına muhatap olur:

–  Susuz arazinden de vergi alacağım, diyorsunuz. Benim gibi hep kurak arazide yaşayan bir fakir, yağmursuz mevsimde mahsul vermeyen araziden nasıl vergi verecek?

Halkın içinde yönetimine hakaret edip isyan teşvikçiliği yaptığı gerekçesiyle İran’ın ateşperest hükümdarı, zavallı fakiri kalabalığın gözleri önünde ateşe attırarak yaktırmaktan çekinmez, kimse de bu yönetime karşı çıkma cesaretini kendinde göremez.

Bir de o günkü Şarki Roma İmparatorluğu’nun merkezi olan Bizans’a yani İstanbul’a göz atalım. Bakalım orada yönetimin halka karşı tavrı ne dehşette?

İmparator, Süleyman Peygamber’i geçmek iddiasıyla inşasına başlattığı Ayasofya Kilisesi’nde ülkenin dört bir yanından toplattığı esirleri karın tokluğuna çalıştırıyordu. Bu cebrî çalışmaya katılmak istemeyenler ise Sultanahmet Meydanı’ndaki o günkü hipodromda yağız atların kuyruğuna bağlanarak paramparça ettiriliyor, karın tokluğuna çalışmak istemeyenlere böylece gözdağı verilmiş oluyordu.

O günkü dünyanın iki büyük devletindeki yönetimin halka karşı muamelesi aşağı yukarı bu dehşette idi… Şimdi bir de âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın Medine’de yönettiği halkına nasıl hesap veriyor, dünyaya nasıl bir yönetim örneği gösteriyordu onu görelim. Efendimiz (sas), mescidinde toplanmış olan halkına yaptığı konuşmasında şöyle diyordu yönettiği insanlara:

– Ey insanlar! Yönetiminizde bulunduğum süre içinde kimin kalbini kıracak bir söz söylemişsem işte kalbim, gelsin o da bana aynı sözü söylesin!. Kimin sırtına bir kamçı vurmuşsam işte sırtım, gelsin o da bana aynı kamçıyla vursun… Kimin hakkını almışsam işte malım, gelsin o da benden hakkını alsın!..

Sakın, içinizden biriniz demesin ki, hakkımı isteyecektim ama Resulullah’ın darılacağından korktum da isteyemedim. Şunu iyi bilin ki, benim inancımda hakkını isteyene darılmak yoktur. Aksine benim en çok sevdiğim kimse, benden hakkını alan yahut da helal eden kimsedir. Ancak bu suretle Rabb’imin huzuruna yönettiğim insanların hakkını yüklenmeden çıkabilirim!..

Bu sözleri dinleyenlerden biri ayağa kalkarak;

-Ya Resulallah der, öyle ise benim zatınızda üç dirhem alacağım var, onu istiyorum!

Bu isteğinden dolayı yanındakiler onu ayıplamadıkları gibi, kendisi de hiçbir korku ve endişe hissetmeden ifade eder isteğini. Halbuki diğer yönetimlerde halkın içinde böyle bir isteğin cezası ya ateşe atılmak, yahut da halkın gözleri önünde at kuyruğuna bağlanarak dere tepe sürükletip paramparça ettirilmek iken, Allah’ın Resulü bakınız ne diyor bu isteğin sahibine:

– Bu alacağın nereden kaldığını da hatırlatır mısın?

Adam cevap veriyor:

– Hani çölden gelen bir fakir sizden yardım istemişti de sizde bulunmadığından ben vermiştim, onu talep ediyorum!.

Bu açıklamadan sonra Resulullah’ın (sas) cevabı aynen şöyle oluyor:

-Amcamın oğlu Fazlı! Yoksula yardım eden zatın parasını hemen öde. İkimizi de rahata kavuştur!

Evet, dünyadaki diğer yönetimler, halkına öyle zulüm örnekleri yaşatırken son Peygamber  Hazreti Muhammed Aleyhisselam, Medine’de yönettiği halkına böyle hesap veriyor, her birinden böyle helallik diliyor, dünyaya da böyle yönetim örneği sunuyordu!. Anlaşılan odur ki, dünya halen halkına böyle hesap verip helallik dileyen yönetim örneğini arıyor. Bulursa ona sahip çıkacak, halkıyla helalleşme örneği veren yönetimle hedefine varmış olacaktır. Serbest seçimlerle bu helalleşme örneğine ne kadar yaklaşıldığının takdirini de yine kendisi yapacaktır.

Vefat….

contact_bg.jpg

VEFAT

Köyümüz halkından Hacıoğullarının
“Nurettin ergin”abimiz vefat etmiştir.Nurettin abiye
Allah (cc.) dan rahmet; eşine,evlatları Tanın,Timur
,Berfun kardeşlerimize ve diğer yakınlarına sabırlar dilerim.
Allah rahmet eylesin.